Üniversite Kadın Sorunları Araştırma

Genellikle kadın mesleği olarak kabul edilen hemşireliğin gelişimi, toplumdaki kadının statüsü ile doğrudan ilişkilidir. Ülkemizde de halen kadın mesleği olarak kabul gören hemşireliğin tarihsel gelişimi incelendiğinde, kadının statüsündeki yükselmeye paralel mesleğin gelişiminde de farklılaşma görülebilmektedir. Günümüzde hemşirelerin 1954 yılında çıkan yasa doğrultusunda hizmet verdiği göz önüne alınırsa görev, yetki ve sorumluluklar bakımından çağın oldukça gerisinde kaldığı söylenebilir.
Hemşirelikte ülkemizde 1955 yılında lisans düzeyinde eğitime başlanmıştır ve bugün dokuz devlet dört vakıf olmak üzere 12 Hemşirelik Yüksekokulu ve 1996 yılından itibaren 72 Sağlık Yüksekokulu (SYO) hemşirelik bölümünde hemşirelik eğitimi sürdürülmektedir. Sağlık yüksekokullarının açılması hemşirelik mesleğinde olumlu bir gelişmedir. Ülkemizde akademik düzeyde hizmet veren hemşire liderler; hem mesleki hem de toplum sağlığı sorunlarını daha görünür kılma ve çözüm üretme yönünde çeşitli çalışmalar gerçekleştirmektedirler. Akademisyen hemşireler ayrıca toplum sağlığını geliştirmeye yönelik üniversite dışı gönüllü kuruşlarda da aktif olarak çalışmalarını sürdürmektedirler.
Bilindiği gibi hemşireler genelde toplum, özelde kadın sağlığını yükseltmede önemli rolleri olan sağlık personelidir. Hemşirelerin toplum sağlığının yükseltilmesinde daha etkin rol alamamasının en önemli nedeni uzun yıllar ortaöğretim düzeyindeki bir eğitim ile topluma hizmet vermesidir. Kısaca belirten nedenler hemşirelerin üniversite bünyesinde yer alan kadın merkezlerinde aktif rol almasını geciktirerek engelleyici olmuştur. Ancak ağırlıkla kadınların temsil ettiği bir meslek olarak 72 ilde üniversite bünyesinde yer alan hemşirelik okulları üniversiteler bünyesinde anılan kadın merkezlerin açılımına liderlik edebilirler. Kadınlara yönelik sorunların çözümü beraberinde hemşirelik mesleğinin statüsünün artmasında da etkili olabilir.
Türkiye'de başlıca çalışma alanı kadın sağlığı olan ve çalışmalarını sürdüren kuruluşlar arasında Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı, Türkiye Aile Planlaması Derneği, Kadın Sağlığını Koruma Derneği, Anne-Çocuk Eğitim Vakfı ilk akla gelenlerdir. Bu kuruluşlar, kadın sağlığıyla ilgili eğitim, danışmanlık, savunuculuk çalışmalarıyla kadınların sağlık düzeylerini iyileştirme çabalarını sürdürmektedir.
Ayrıca, 11 üniversite kadın sorunları araştırma gönüllü kuruluşun katılımıyla, kadının üreme hakları başta olmak üzere, kadın sağlığıyla ilgili tüm konularda sözcülük yapmak, karar mekanizmalarını yönlendirmek, öncelikli grupların sağlık düzeyini yükseltmek üzere bir iş birliği ortaya çıkarmak amacıyla kurulan Ulusal Kadın Sağlığı Komisyonu (KASAKOM) 19 üyesiyle çalışmalarını sürdürmektedir.
Devletçe her türlü şiddete ve kötü muameleye açık olan zihinsel özürlü kadınlar için Yetişkin Zihinsel Özürlü Kadınlar Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi kurulmuştur. Bu merkezde yatılı 48, gündüzlü de sekiz olmak üzere toplam 56 kadına hizmet verilmektedir.