Beslenme ve Yeme Bozuklukları

Büyüme ve gelişme için gerekli olan besin öğelerini ve enerjiyi karşılayamayan adölesanların optimal boylarına ulaşamadıkları gibi kötü beslenmeye bağlı olarak başka sorunlarla da karşılaşmaları olasıdır. Bu sorunların başında obezite, zayıflık, anemi, guatr, diş ve diş eti bozuklukları ile raşitizm gelir.
Obezite; özellikle kız adölesanlar arasında daha yaygındır. Bu sorunun nedeni yanlış ve kötü beslenme alışkanlıklarının yanı sıra bu dönemde kızlarda adipoz (yağ) dokusunun gelişiminin erkeklere oranla daha fazla olmasıdır. Adölesan kızların sürekli sınırlı beslenmesi (kahvaltı yapmamak, öğün atlamak, öğün geçiştirmek vb.) diğer öğünlerde besin alımmı arttırarak obeziteyi tetikleyici etki gösterir.
Beslenme ve yeme bozuklukları ile bağlı olarak görülen bir diğer sorun da anemidir. Menstrüasyon (adet) ve demir yönünden yetersiz beslenme yine bu dönemdeki kızların anemiye daha yatkın olmalarına yol açar. Günlük demir gereksinimini karşılamak için et ve kuru baklagiller grubundan üç porsiyon kadar tüketilmelidir (bir porsiyon miktarı = bir adet yumurta veya bir köfte kadar et veya dört, beş yemek kaşığı etli sebze yemeği veya dört yemek kaşığı kuru baklagiller yemeğidir.)
Erişkin kemik kitlesinin % 50'sinden fazlası adölesan çağda oluşur. Kemik kitlesinin maksimum düzeye ulaşabilmesi günlük kalsiyum gereksiniminin karşılanması ile mümkündür. Kalsiyum aliminin yeterliliği, sağlam bir kemik yapısı oluşumunu sağlayarak ileriki dönemde görülebilecek osteoporoz (kemik erimesi) riskini azaltır. Adölesanların gereksinimlerini karşılayabilmeleri açısından günlük 1200 mg. kalsiyuma ihtiyaçları vardır.
Bu miktar günlük üç su bardağı süt veya yoğurdun yanı sıra iki dilim peynir tüketilmesi ile sağlanabilir.
Guatr hastalığı da bu dönemde karşılaşılabilen sorunlar arasındadır. Diğer besin öğeleri gibi adölesan dönemde iyot gereksinimi artar. Artan gereksinimin karşılanamaması sonucu tiroid bezi normal çalışamaz ve büyür. İyotlu tuz kullanımı ve sofrada sık sık su ürünlerine yer verilmesi bu açıdan önem taşır.
Yine bu dönemde yaşanan önemli sağlık sorunlarından biri de yeme bozukluklarıdır. Zayıflamanın takıntı haline dönüştüğü, sürekli kilo verme girişimlerinde bulunulduğu ya da kısa zamanda hızlı kilo verildiği durumlar anoreksiya (yemek yemeyi reddetme) ve bulimia nervoza (yediklerini çıkarma) oluşumu açısından risk taşır. Böyle bir durumun ciddiyeti göz ardı edilmemeli mutlaka profesyonel yardım alınmalıdır.